hasan HASIRCI 的个人资料DeLiaSiK照片日志列表更多 工具 帮助

日志


bazenn

  Alıntı; Üstün Dökmen / Ladesçi

 .......Uzay eğridir; ışık eğriler boyunca yayılır; Riemann ile Einstein gösterdiler bunu.Yani uzayda doğru yoktur; kapalı, bükümlü ve eğridir evren.Bunu fark ettiğimizde bazı insanların niçin dürüst olmadıklarını daha rahat kavrayabilirsiniz.''Eğri bir evrende nasıl doğru olsun insanlar'' diyebilirsiniz yada demeyebilirsiniz. Ötekiler öyle ama siz eğri çizmek zorunda değilsiniz. Kimse kalemle doğmaz, çizgileri eğri yada doğru çizmek size kalmıştır.Belkide en büyük erdem, eğri bir evrende, doğru çizgi çizebilmektir bu dünyada............

 Bir; Birisini sevdiğinizi unutmak istemiyorsanız, onunla etkileşiminizden bir kar elde etmeyi unutmalısınız,

 İki; Sevdiklerimizi sevdiğimizi aklımızda tutmak, bazen ladesli olduğumuzu aklımızda tutmaktan daha zordur. Ve 

 Üç; Sevdiklerimizi kandırmak, onlara karşı dürüst olmaktan her zaman daha kolaydır.Ne yazık ki...

 Belki de şöyle bir slogan olmalı:'' Sevince ladessiz sevmeli'' diye........

 

  

 

Bazen
 hayatımıza  giren öyle insanlar olur ki;

onların belli amaca hizmet etmek, kim olduğumuzu ya da olmak istediğimizi bulmamıza yardım etmek için bizimle olduklarını yüreğimizin derinliklerinde hissederiz...Bu insanların kim olacağını asla önceden kestiremezsiniz; belki oda arkadaşınız, komşunuz, uzun zamandır görmediğiniz bir arkadaşınız, sevgiliniz
ya da belki de sadece göz göze geldiğiniz bir yabancı... Her kim olursa olsun, o kader anında hayatınızın bir biçimde etkileneceğini bilirsiniz.... Bazen de hayatınızda öyle olaylar yaşarsınız ki; o anda bu olaylar size korkunç, acı dolu, haksız gibi görünür.... Ancak fırtına dindikten sonra; bütün bu
olayların üstesinden gelmemiş olsaydınız, asla potansiyelinizin, gücünüzün, azminizin ve yürekliliğinizin farkına varamayacağınızı
anlarsınız....Her olayın bir gerçekleşme nedeni vardır.... Hiçbir şey tesadüfen, kötü ya da iyi şans nedeniyle gerçekleşmez...... Yaşamınızı, başarılarınızı ve düşüşlerinizi
etkileyen insanlar, kimliğinizi yaratan insanlardır.... Kötü deneyimler bile birilerinden öğrenilebilir....Bu dersler en zor, ancak büyük bir ihtimalle en önemli olanlardır..... Başınızı dik tutun, çünkü bunun için her türlü hakkınız var.... Kendinize değerli bir insan olduğunuzu tekrarlayın ve kendinize inanın....
Eğer kendinize inanmazsanız, hiç kimse size inanmaz... Hayatınızı nasıl istiyorsanız öyle
şekillendirebilirsiniz....Kendi özgün yaşamınızı yaratın....

 

sevelim sevilelim

 
 
 
 
Mutluluklar her zaman vardır önemli olan onları saklandıkları yerden çıkarmak. Çevrenize şöyle bir bakınız insanlara çektirdiğimiz daha doğrusu kendimize çektirdiğimiz çile neden? Bitsin artık  içimizdeki bu savaş. Dalgalar dinsin.Çevremizde  o kadar mutluluk kaynağı varki fakat bunları göremeyecek kadar körüz.İçimizdeki hapishaneden çıkamıyoruz.Sevmeyi sevilmeyi bilimiyoruz .Hani Leo Buscaglia derya'' sevmek öğrenmektir''.Öğerenmeyi bile beceremiyoruz. Sevgi bu sihirli sözcük her şeyin anahtarı.Yaşamın yegane meteryali.Biz sevgiyi tanımıyoruz tanışmakta istemiyoruz.Sevgi fakiriyiz sevgii...Annenize veya babanıza en son nezaman sarıldınız? Ve ya çocuğunuza en son ne zaman seni seviyorum dediniz? İlişkilerimiz o denli kalıplaşmış ve resmileşmişki annemize ve babamıza doya doya sarılamıyoruz bile..İçimizdeki sevgiyi neden hapsediyoruz? Neden onu özgür bırakmıyoruz?Çevremizdeki insanlara yani sevdiğimiz insanlara onları sevdiğimizi söyleyelim.Yunus Emre'nin mezar taşında ne yazıyormuş biliyormusunuz? İki sözcük bu iki sözcük hayatın anlamı olan bu iki sözcük.''SEVELİM SEVİLELİM''
o benim sevgime layık değil demeden. İnsanı insan olduğu için içinizdeki o sevgi zenginliğini paylaşın bitmek tükenmek bilmeyen o hazineyi çünki paylaştıkça çoğalır sevgi. İçimizdeki o nefreti sevgi ile yenelim.Yaşamasını bilelim yaşatmasınıda. Sermayemiz sevgi olsun.
 Gelin hep birlikte deneyelim bir gün boyunca sinirlenmeden öfkelenmeden yaşamayı deneyelim.Ufak bir tebessüm okadar. Bakın ne güzel manzaralar ortaya çıkacak.SEVGİNİ ÇOCUĞU OLAN HOŞGÖRÜYÜ KULLANALIM.ÖMÜR BOYU GARANTİLİDİR KULLANMA SÜRESİ ASLA SONA ERMEZ.Kullanmakta özgürsünüz çünkü....
   İÇİMİZDEKİ SEVGİ MEVSİMİ HİÇ BİTMESİN. BIRAKIN SEVGİ RÜZGARLARI ESSİN ÇEVRENİZE SEVGİ YAĞMURLARI ALTINDA ŞEMSİYE KULLANMAYALIM.İÇİMİZDEKİ NEFRET SIKINTI DUVARINI YIKALIM İÇİNİZDEKİ O SEVGİ KUŞUNU SERBEST BIRAKIN BAKIN NERELERE UÇUP GİDECEKK...İSTEDİĞİ DALA KONSUN DUYGULARINIZI ÖZGÜR BIRAKIN. VE SON SÖZ MUTLULUĞUN KAYNAĞI    SEVGİDİRR...HOŞGÖRÜDÜR... 
 
  
 
 
 

uyanık ve dikkatli ol..

 

                                                  
 
    
                                 
     
                                       
 
 
  

Gürültü ve patırtının ortasında sükunetle dolaş; sesizliğin içinde huzur bulduğunu unutma.Başka türlü davranmak açıkca gerekmedikçe herkesle dost olamaya çalış. Sana bir kötülük  yapıldığında verebileceğin en iyi karşılık unutmak olsun. Bağışla ve unut.

Ama kimseye teslim olma. İçten ol; telaşsız , kısa ve açık seçik konuş. Başkalarına da kulak ver ,Aptal ve cahil olduklarında bile dinle onları; çünkü dünyada herkesin bir öyküsü vardır.Yalnız planlarını değil, başarılarınında tadını çıkarmaya çalış.İşinle ne kadar küçük olursa olsun ilgilen; hayattaki dayanağın odur. Seveceğin bir iş seçersen yaşamında bir an  bile  çalışmış, ve yorulmuş olmazsın.İşini öyle seveceksinki, başarıların bedenini ve yüreğini güçlendirirken verdiklerinle de yepyeni hayaller başlatmış olacaksın.

Olduğun gibi görün göründüğün gibi ol. Sevmediğin zaman sever gibi yapma. Çevrene önerilerde bulun  ama hükmetme. İnsanları yargılarsan onları sevmeye zamanın kalmaz. İnsanlığın yüzyıllardır  öğrendikleri,sonsuz uzunlukta bir kumsaldaki tek kum taneciğinden daha fazla değildir.Aşka burun kıvırma sakın.O çöl ortasında yeni yeşil bir bahçedir. O bahçeye layık kimseyi bulmaktır önemli olan. Kaybetmeyi ahlaksız kazanca tercih et. İlkinin acısı biran, ötekinin acısı vicdan azabı bir ömür boyu sürer.

Bazı idealler o kadar değerlidir ki, o yolda mağlup olman bile zafer sayılır.Bu dünyada bırakacağın en büyük miras dürüstlüktür. Yılların geçmesine öfkelenme; gençliğe yakışan şeyleri  gülümseyerek teslim et geçmişe.Yapamayacağın şeylerin, yapabileceklerini engellemesine izin verme. Rüzgarın yönünü değiştiremediğin zaman, yelkenlerini rüzgara göre ayarla. Çünkü dünya karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi limana getirip getiremediğinle ilgilenir.

Ara sıra isyana yönelecek olsanda hatırla ki, evreni yargılamak imkansızdır. Onun için kavgalarını sürdürürken bile kendinle barışık ol. Hatırlar mısın? Doğduğun zamanları. Sen ağlarken herkes sevinçle gülüşüyordu.

Öyle bir ömür geçirki, herkes ağlasın öldüğünde, sen mutlululukla gülümse. Sabırlı, sevecen, erdemli ol. Sen kendinin tüm servetisin. Görmeye çalışki, bütün pisliğine ve kalleşliğine rağmen yaşamak güzeldir bu dünyada....

 

   

   ''UYANIK VE DİKKATLİ OL, OLAYLARI ,OLUMSUZLUKLARI İYİ GÖZLE, DERT EDİNME. İYİ TAHLİL VE GÖZLEM YAPAN İNSANLAR BU NEDENLE DAHA RAHAT OLURLAR. SENİ SEVİYORUZ.'' 

seni seviyordum

 

 
                                                                 ...

Seni seviyordum ve senin haberin yoktu.

Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına
düşüşü ve burnun herkesten başkaydı işte.
Güldüğün zaman yukarıya bakardın. Yukarı kalkan
başın ve gülen gözlerin vardı, ne güzeldiler...

Sen bilmiyordun, ben seni seviyordum.

Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler. Duvarlara,
vitrin camlarına kaldırımlara çarpıyordu. Geri dönüyordu
çoğalarak. Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum
herşeyi, her şeyi erteleyişim oluyordun. Kalp ağrısı
oluyordun, birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun.
Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk. Dönemeçler geçiyor,
köprüler göze alıyor ve bazen tekin olmayan suların
üzerinden atlıyorduk. Cesurduk... Ufuk çizgisi maviydi,
gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller.

Ben seni seviyordum, bilmiyordun.

Sevinçlerim oluyordun arasıra, sen hiç bilmiyordun.
Sonra herhangi biri oldun. Bütün sevinçlerim bittikten
sonra yağmurlar yağdı serin haziran akşamları...
Sonra bir gün uzaktan gördüm seni. Saçların
bana inat, başın her şeye meydan okuyarak.
İşte yine aynı... Kalbimi acıttın. Her zamanki gibi.
Değiştik sanıyordum.

Ve sen yine bilmiyordun.

çıkar beni anne

 

 
Günlerdir göremediğim yüzünün
Sıcağını sindiremediğim kucağının
Özlemini duyuyorum anne…

Bir boşlukta gibiyim sensiz
Akıp gidiyor zaman avuçlarımdan
Bendini dinlemez ırmaklar gibi
Durduramıyorum anne…

Düşlerimde görüyorum seni, saçların bulutlar kadar ak,
Gökyüzü kadar sonsuz sevgiler yüreğinde
Şevkatle bakıyor gözlerin, herzamanki gibi
Küçücük bir bebeğim ellerinde anne…

Bu ne sıcak bir kucak!…
Can verdiğin bedeninden bedenime
Tükenmez sevgin, sabrınla, yüreğime
Yüreğinin atışları karışıyor anne…

Şimdi uzaklardayım…
Hangi rüzgâr attı beni gurbet ellere…
Yüreğimdeki evlat sevgisi mi, ne?
Susma! …Ne olur söyle anne…

Sakınırken gözlerdeki nurdan
Bir yarım orda kaldı, bir yarım burda…
Bir soluk kadar yakınımdayken
Daha, daha sarıp da koklayamadım anne…

Yaşamın kuralı mı böyle? …
Kaybetmeden bilinmiyor kıymeti
Koşulsuz sevgi, ilgi nerde?
Bulamadım yerine koyacak birini anne…

Kaç mevsim geçti sensiz.
Boynu bükük çiçeklerin...
Gönül bahçende bensiz
Biliyorum, özlüyorsun sen de, özlüyorsun beni anne…

Zaman nasıl geçiyor, yanındayken bilemedim
Seni ne çok özledim…
Seni ne çok sevdim de söyleyemedim
Söyleyemedim anne…

Her gün bir fırtına esiyor yüreğimde
Çığlık çığlığa kopan
Kuşların kanatlarında türkülerim
Ne olur dinle, dinle anne…

Kimi gün sızı oluyorsun yüreğimde
Kimi gün içime düşen top ateş,
Sanki gökyüzünün bütün bulutları gözlerimde
Sağnak sağnak yağmur oluyorum anne…

Düşününce yaşanmadan geçen günlerimi
Yalnızlık korkutuyor beni…
Sanki ölüm tutmuş eteğimi
Yaşamak istiyorum, yaşamak anne…

Esirgemeyip sevgini, uzat o güzel ellerini
Bir yanımla cocuğum hâlâ, anla!…
Kaybolmadan yaşam labirentinden
Çıkar beni ne olur, çıkar anne…

sen gelmedinn


Gün battı
Çoktan açtı gece sefaları
hasret bahçesinin
Kuşlar çoktan döndü yuvalarına
Sulara selam veriyor
akşamın hüznü
Yağmurlar geldi ellerinde güllerle,
Gelincikler geldi kapıma,
kan rengi karanfiller geldi
Sen gelmedin…

Yelda gecelerde,
Hercai menekşeler ortağı oldu düşlerimin
Uzun bir türküyle düştü
yalnızlığıma martılar
Ayın sevdası geldi
gelinlik göçmen bir kızın
yarım kalmış bohçasıyla
Kayan bir yıldızın gözyaşı geldi,
elemi geldi,
yası geldi;
Sen gelmedin…

Ümit kayığında
kürek mahkumuydu hayallerim
Sabahları önce resmin girdi bütün odalarıma
Saçlarındı gölgesi mahzun ikindilerimin
Adın yazılı kaldı sokaklarında gönül şehrimin
Söndü hasret rüzgârından,
vuslatın yanan mumu
Erguvanlar geri geldi
yaz ortasında,
Erken sonbaharlarda
sardunyalar geldi,
Sen gelmedin…

Kırık bir vazoda bıraktın can elmasımı
Geceler geldi,
gündüzler geldi,
türküler geldi,
gemiler geldi,
son trenler geldi,
Sen gelmedin…

gene düşer yolum..

 
   

Sabahları aşık değilim dedim,
Hakikaten de öyleyimdir.
Her sabah rahat, neşeli olurum,
Hatta; sesime bakmadan türkü söylerim.

Herkes gibi işime giderim ben de
Çalışmak sanki özlediğim bir şeydir.
Sonra, yavaş yavaş o aklıma gelir.
Havam bulutlanır gitgide
Peşinden koşmaktan yorgun düşerim.
Çekilmez olur artık şehir

Bilirim şimdi kırlarda
Bir hayvan sakince suya eğilmiştir.
Trenler geçip giderken küçük kuşlar
Durmadan yer değiştirir telgraf tellerinde

Gitsem, gezinsem derim limanda,
Rıhtım kahvelerinden birinde otursam
Bir şey içsem ve dönsem.
Değiştirsem elbisemi,
Yahut; uzanıp saatlerce uyusam
Belki, bu dertten kurtulurum.
Derim ama akşam olur
Gene kapına düşer yolum.


Necati Cumalı

ölmek demekmiş..

 

BİR BAK
GÖZLERİMİN İÇİNE İÇİNE BİR BAK
BU BİR DÜŞ DEGİLKİ KALDIRSINLAR UYANAYIM
DOLU DOLU DİĞİLMİ YAŞANANLAR
SÖYLE HANGİSİNİ UNUTAYIM
ŞİMMDİ BİR BU ŞEHRE İNAT BİRDE SANA İNAT
NEFES ALIP VERİYORUM
SANMAKİ KALMADI HİÇ UMUDUM
HERSABAH UMUTLA DOGAN GÜNEŞTEN BORÇ İSTİYORUM
ARTIK
HİÇBİRŞEYE İSYAN ETMİYORUM
BUNADA OLSUN DİYORUM ,BUDA GEÇER DİYORUM ,BUDA GEÇER.
BAK GÖRDÜNMÜ?
GEÇTİ İŞTE
NE SDENDEN BİR ESER KALDI ,NEDE BEN BİR ESERDE
HEM ŞİMDİ DAHA İYİ ANLIYORUM KENDİ KENDİLERİYLE KONUŞANLARI.
BİR BURUŞUK RESİMLE ÖNÜNE GELENE GÖRDÜNÜZMÜ DİYE SORANLARI.
DAHA İYİ ANLIYORUM
AKLIMDA SENDEN KALAN İKİ CÜMLE
UMUTSUZ YAŞAYAMAZ BİR İNSAN DEMİŞTİN
OYSA BENİM TEK UMUDUM SENDİN
BİRDE İNSAN BİRKEZ ÖLÜR DEMİŞTİN
LANET OLSUN YALANMIS
SENSİZLİK HERGÜN ÖLMEK DEMEKMİŞ....

dost dediğin.

          

              

                                     Dost Dediğin.

       Sevilecek biri olmadığı zamanlarda bile seni sevmeli

          Sarılacak biri olmadığı zamanlarda bile sana sarılmalı

         Dayanılmaz olduğun zamanlarda bile sana dayanmalı

                            Dost dediğin fanatik olmalı

         Bütün dünya seni üzdüğünde sana moral vermeli

              Güzel haberler aldığında seninle dans etmeli

                       Ve ağladığında seninle ağlamalı

        Ama hepsinden daha chok, dost matematiksel olmalı

                                Sevinci çarpmalı

                                Üzüntüyü bölmeli

                                Geçmişi çıkarmalı

                                  Yarını toplamalı

            Kalbinin derinliklerindeki ihtiyaçı hesaplamalı

                                                               Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı

                       İşi bitince bir tarafa atmamalı...!!!

 

                                                                   

yarım kalmışlıgım



Bana Seni Yazdiran Yarim Kalmisligindir..

Bu gece yoklugunun dökümünü yapiyorum. Aylar önce sensizlige yazdigim siiri okudum, bir de dün gece yazdigimi... Hiç fark yok... Neden azalmiyorsun bende? Neden gidisin dün gibi? Neden sana yazdigim her yazi, hep ayni yerde tikaniyor?

Ben bugüne kadar kimseyi yoklugunda bu kadar önemsemedim
Kimseyi yoklugunda bu kadar özlemedim...
ve suna emin ol; hiç kimse, yok'ken bu kadar sevilmedi...

Benim karsima "ask" diye bu sonucu çikaran, yarim kalmis'liktan baska bir sey degil, bunun farkindayim..Ama iyi ama kötü, bitmeli her hikaye!
Sen bitmedin.
Bitmeyensin..

Ayriligin adini koyamadik sevgilim.
Iste bu yüzden kopamadik birbirimizden bir türlü..
Ben yarim kalan ve adi konmayan hiç birseyi unutmam...unutamam..... içimde sizisi kalir.
Ya hersey yasanacagi yere kadar yasanip sona ermeli ya da
ayrilik sözkonusu oldugunda bir daha kimsenin çiti çikmamali!
Biz bunu basaramadik, ayrilamadik!
Sen yasanip da bitseydin eger hatrima gelmezdin.
Seni bu kadar yazilasi yapan, yarim kalmisligindir..
O gecenin sabahinda, ayriligin aklina nerden geldigini biliyorum...
Anlamistin benim soyut' a tutkun oldugumu...
O yüzden gittin kim bilir...
Sevilmek için, güzel hatirlanmak için, kayiplara karismayi tercih ettin...

oysa bu o kadar zor bir sey degildi sevgili...
Farkli bir dokunus,agizdan çikan ve bugüne kadar kullanilmamis bir söz yeterdi zamani durdurmaya.....
Ben, asktan söz açildiginda zamani durduramayan kimseyi sevemedim...
Ondandir belki de varliginda sevemedigim insanlari, yoklugunda düslemek....
Belki de onandir, yanindaylen yüreginin gurbetine düstügüm bir sevgiliyi, silasinda özlemek..
Yoklugun hiç de adil degil...
beni yok ediyor, seni var ediyor sevdigim..
Evet seviyorum seni varligina ragmen!
Üç mevsim degisti bu sehirde ama ben varliginla-yoklugunun tezatini çözemedim...
seni yasamak istemiyorum! ....
öyle bir sen yarattim ki sen yokken, yasanildigi an yitirir anlamini...
sen yokken yarattigim sen, yasakladi sana dokunmami...
Sana düsman bir sen var içimde....
seni senle savastiryorum, olan bana oluyor...
Uzun zaman önce bir yerden duymustum bu sözü:
"HANI RUHLARIMIZ ÖPÜSÜR YA? BASKASINDAYKEN AGZIMIZ..."
su an varliginla yoklugunun tezatini bu sekilde tanimliyorum, seni senle savastirirken maglup olan yüregime...

Varligindaki seni, yoklugundaki sen kadar sevemezdim...
"Keske sen yanimda oslaydin,keske bir seyler yapip da seninle zamani durdursaydik" diye hayiflanmiyorum artik.....
Her ne kadar adi konmasa da bir kopusun, her ne
kadar vazgeçmeyi beceremesek de, ayrilik ihtiyaçtandi bu hikayede....

Yazik! son sözü zaman söyleyecek...
Yazik! bu sefer hayatin acimasiz akisina biraktik aski...
Ben senden kalan ayriliga bile yas tutamiyorum adam gibi!
Bunu engelleyen senin varligin...
iste bu kadar güzeldir senin yoklugun...
iste bu kadar ayrilgina üzülmemi engelliyor varligin...
VARLIGININ CANI CEHENNEME, YOKLUGUNU ALMA BARI.....
 
Seni alıp uzaklara giden otobüs
Benim üzerimden geçer hışımla
Devrilir, bakakalırım ardından
Bir sel gibi akan gözyaşımda...

sabah olmasın

Dostlarınla öyle yaşaki; düşman olduğunda hakkında söyleyecek sözleri olmasın,düşmanlarınla öyle yaşaki dost olduğunda yüzün kızarmasın.
 
 
 
 ....Ömrümün Hırsızına;
Sen hiç güneşle birlikte bekledin mi sabahın olmasını?
 günün ilk ışıklarını gören ilk gözler oldu mu gözlerin?
Günün ağırlığı çöktü mü gözlerine geçen onca yılın ağırlığı gibi yüreğime?
Geçmişin hesabını sorarken yüreğime rahat uyudu mu yatağında?
Güneş doğdu çoktan ve ben herzamanki yaşama sevincimle başlayacağım günüme...
Kalbimin güneşi asla batmayacak!

unutamazsın

Image Hosted by ImageShack.us

UNUTAMAZSIN!!
Karanlık çökünce sokağınıza
Köşede ben varım unutamazsın..
O mutlu günler hep gelir aklına
Sen beni ömrünce UNUTAMAZSIN!!

Mektupları yırtıp attın diyelim
Resimleri birbir yaktın diyelim
Bir mazi var onu nasıl silelim
Sen beni ömrünce UNUTAMAZSIN!!

Ah edip adımı her anışında
Bir kerem misali her yanışında
Bir hayal olurum yanıbaşında
Sen beni ömrünce UNUTMAZSIN
!!

 

yagmur benim

Kararır gökyüzü ansızın, Çarpar bulutlar kahrederek, Ve bir ateş yanar...

Bulutlar yanar,

Yürek yanar.

Sonra tek tek düşer damlalar,

Toprak kokar,

Yağmur kokar.

Bir ateş yanar rüzgârında,

Bin ateş söner.

Ben yağmurum

gününe ve gecene yağan.

Kararırsa bulutların ansızın,

Ve şimşekler çakarsa özünde,

Bak gözündeyim.

Önce tek tek,

Sonra sel olurum göğsüne...

Aydınlanırsa yüreğin,

Güneşler açarsa yüzünde,

Neşeyim şimdi özünde.

Yürürken bahtının yollarında

Yalnız ve dalgın,

Ve görürsen açmış

Bir dal çiğdem

Üzerinde çiğ damlası.

O, benim.

Sabahları dağılırken bulutlar

Yürüyorsan sokaklarda

Düşünüyorsan

nisan yağmurlarını

Havayı kokla

O, benim.

Ararsa ellerin ellerimi

gözlerinde yağmurlar,

Üzülme.

Yum gözlerini usuldan.

Bak yüreğindeyim.

Estirme hüzün rüzgârlarını

Kov sahilinden deli dalgaları

Sakin serin pınarlarda çağlar damlalarım.

Dağlardan esen meltemlerde,

Akan çeşmende benim.

Yıka yüreğini temiz sularımda,

Gönlünde melankoli kalmasın

Şifalıdır damlalarım,

Ben yağmurum,

Yağmur;Benim...

sen gidersen

Sen Gidersen

"Sen gidersen kim kıskanır kim
dolanır pencereme, kimler
gelir kimler geçer çift kapılı şu
hücreme!"


Sen gidersen sesin gider
Kokun gider yüzün gider
Ay dolanır pusularda
Tenim titrer gecem biter

Sen gidersen yüzün gider
Martı küser baykuş öter
Senden kalan son hatıra
İki damla yaşın gider

Sen gidersen boyun gider
Posun gider sözün gider
Bir şey kopar yüreğimden
Çatılmadık kaşın gider

Sen gidersen sohbet gider
Tadım gider tuzum gider
Dinlediğim her şarkıda
Tel kırılır sazdan düşer

Sen gidersen başkent gider
içim üşür ayaz düşer
İzmir de konak meydanı
İstanbul da taksim düşer

Sen gidersen canım gider
Adın geçer içim titrer
Şu dağlanmış yüreğime
Sevda denen akkor düşer

Sen gidersen herşey gider
Sesin gider,sesim düşer
Sen gidersen ey sevgili
Ben biterim,şiir biter...

git

duyduğumuz,
Bakışların gönlümü caydırmadan git.
Ne bir hatıran kalsın ne de bir umut,
Duruşların gönlümü yandırmadan git.

Bütün resimlerini sök at duvardan,
Sana ait ne varsa çıkart odamdan.
Kitabın arasında şöyle canından,
Bir gül bırakmıştın ya soldurmadan git.

Hani bir şarkı vardı mazide kalan,
Öyle içten acıklı,öylesi nalan.
Göğsüme yaslanıp da sevince boğan,
Yeşermiş tüm aşkları kurutmadan git.

Nasıl güzeldi herşey hatırlasana,
Nasıl gülüşürdük biz dert ortasında.
Ekmek paramız yokmuş ne gam,ne tasa,
Güzel hatıraları zehretmeden git.

Hani mevsimlerden,hep biri bahardı,
Hani gökten her cemre bize yağardı,
Hani kış ortasında mevsim bahardı,
Şu inanmış gönlümü,kandırmadan git.
Allah aşkına bırak,öldürmeden git...

sevelim sevilelim

 
 
 
 
Mutluluklar her zaman vardır önemli olan onları saklandıkları yerden çıkarmak. Çevrenize şöyle bir bakınız insanlara çektirdiğimiz daha doğrusu kendimize çektirdiğimiz çile neden? Bitsin artık  içimizdeki bu savaş. Dalgalar dinsin.Çevremizde  o kadar mutluluk kaynağı varki fakat bunları göremeyecek kadar körüz.İçimizdeki hapishaneden çıkamıyoruz.Sevmeyi sevilmeyi bilimiyoruz .Hani Leo Buscaglia derya'' sevmek öğrenmektir''.Öğerenmeyi bile beceremiyoruz. Sevgi bu sihirli sözcük her şeyin anahtarı.Yaşamın yegane meteryali.Biz sevgiyi tanımıyoruz tanışmakta istemiyoruz.Sevgi fakiriyiz sevgii...Annenize veya babanıza en son nezaman sarıldınız? Ve ya çocuğunuza en son ne zaman seni seviyorum dediniz? İlişkilerimiz o denli kalıplaşmış ve resmileşmişki annemize ve babamıza doya doya sarılamıyoruz bile..İçimizdeki sevgiyi neden hapsediyoruz? Neden onu özgür bırakmıyoruz?Çevremizdeki insanlara yani sevdiğimiz insanlara onları sevdiğimizi söyleyelim.Yunus Emre'nin mezar taşında ne yazıyormuş biliyormusunuz? İki sözcük bu iki sözcük hayatın anlamı olan bu iki sözcük.''SEVELİM SEVİLELİM''
o benim sevgime layık değil demeden. İnsanı insan olduğu için içinizdeki o sevgi zenginliğini paylaşın bitmek tükenmek bilmeyen o hazineyi çünki paylaştıkça çoğalır sevgi. İçimizdeki o nefreti sevgi ile yenelim.Yaşamasını bilelim yaşatmasınıda. Sermayemiz sevgi olsun.
 Gelin hep birlikte deneyelim bir gün boyunca sinirlenmeden öfkelenmeden yaşamayı deneyelim.Ufak bir tebessüm okadar. Bakın ne güzel manzaralar ortaya çıkacak.SEVGİNİ ÇOCUĞU OLAN HOŞGÖRÜYÜ KULLANALIM.ÖMÜR BOYU GARANTİLİDİR KULLANMA SÜRESİ ASLA SONA ERMEZ.Kullanmakta özgürsünüz çünkü....
   İÇİMİZDEKİ SEVGİ MEVSİMİ HİÇ BİTMESİN. BIRAKIN SEVGİ RÜZGARLARI ESSİN ÇEVRENİZE SEVGİ YAĞMURLARI ALTINDA ŞEMSİYE KULLANMAYALIM.İÇİMİZDEKİ NEFRET SIKINTI DUVARINI YIKALIM İÇİNİZDEKİ O SEVGİ KUŞUNU SERBEST BIRAKIN BAKIN NERELERE UÇUP GİDECEKK...İSTEDİĞİ DALA KONSUN DUYGULARINIZI ÖZGÜR BIRAKIN. VE SON SÖZ MUTLULUĞUN KAYNAĞI    SEVGİDİRR...HOŞGÖRÜDÜR... 
 
  
 
 
 

birgün geliyor ki yolun sonundasın

 

Yorgunluklar çöküyor gözlerine ve sağanaklara gebe kalıyor . Biliyor musun en fazla samimi olduğun anlar kendine ağladığın zamanlardır.Bir düşün kendine ne kadar sağanak verdin. Hayatın neresi doğru ki dediğin gün, aslında son doğrusunu da bıraktığın gündür. Neler aradığını biliyor musun? Ya da hayattan neler istediğini?

Karşılaşacağın bilinmezliklere doğru yol alırken geçmişle hesaplaşmalarını. Sevgide yine ayrılık olur dediğin  aslında kendine güvensizliğindir. Duygu arıyorsun, ilgi ve şefkat,  yaşın büyüyor gecikmiş olduğunu görüyorsun.

Mana veremiyorsun tutarsızlıklara, ardından koca bir boşluk oluyor ve dünya  büyüdükçe büyüyor göz ucunda. Aşk bir basamaktır çıkmak zorunda kalmazsan. Eğer ki çıkmak zorunda kalırsan  muhtemelen şunlarla karşılaşıyorsun.

Bir merdiven  atlıyorsun;  burası korkularının olduğu basamak. Neler verdin neler aldın aşktan sorusu soruluyor bu merdivende. Sen düşünüyorsun verdiklerini topluyorsun bir çizelgede sonra o bana ne verdi çizelgesine geliyor. Eğer bu çizelge eşit olsaydı mutlaka bu basamağa gelmezdim diyorsun. Haklısın  ya sen verdin karşındaki az verdi,  ya da karşında ki insan çok verdi, sen bunu anlamadın. Bir merdiven daha çıkıyorsun burası devam eder misin sorusunun sorulduğu yer.

Eğer karşındaki insan duymak istediğin hatalarını söylüyorsa devam etmek iyi olacaktır çünkü hatalarını çabuk gören aşkına sahip çıkandır. Eğer sen onun duymak istediklerini söylersen ve hatalarını görebildiysen sorun yok. Göremediysen  bekleme köşesinde bekle çünkü ani kararlar  kavuşmaları etkiler işte bu merdiven sabır merdiveni.

Burası süreçtir eğer bu sürenin sonunda az veren az verdiğini yada hiç vermemiş olduğunu gördüyse bir sonraki basamakta onu göreceksin eğer sen az vermiş olduğunu göremediysen bir sonraki merdiven mahşer merdivenidir. 

Bu  merdivendeki reyonlarda; bunalım iksiri, bırakmamak iksiri, ömür boyu acı iksiri, tutarsızlık iksiri, bir gün karşılaşmak iksiri gibi çeşitler mevcuttur ama şimdiden söyleyeyim bir alt merdivene iniş iksiri mevcut değildir.

Bir şekilde her şeyi başarıp insen de, ikincisi mutlaka duygusuz kısaca aşksız devam edecektir. İşte o zaman kendini sorgulamak, bir hata olacaktır elbet, çünkü denenmiş denenmiyor. Bunun sonunda boşa geçen yıllar ve bir gün geliyor ki yolun sonundasın.